5 Nisan 2016 Salı

Felsefe Günlükleri III - İmren Tüzün



Felsefe Günlükleri III

Siyaset Felsefesi dersinde Platon ve Aristoteles’in insan, toplum ve devlet düşünceleri üzerine epeyce bilgi edinme fırsatı yakaladım. Yönetim şekillerinden, özellikle de devlet yönetiminin nasıl olması gerektiği,  yönetim biçimlerini kendilerine göre “doğru” ve “ bozuk” düzen olarak ayırmışlar.

Aristoteles altı yönetim biçimi olduğunu, bunlardan üçünün bozuk diğer üçünün ise doğru yönetim biçimi olduğunu saptamış. Buna göre; monarşi, aristokrasi ve politeia doğru yönetimler, tiranlık, oligarşi ve demokrasi bozuk yönetim biçimidir.

Platon ise doğru yönetim biçimlerini  monarşi ve aristokrasi olarak görürken, demokrasi ve tiranlığı kötü yönetim biçimleri olarak tanımlamış.

Timokrasi : Şan, şerefe ve şöhret  düşkünü insanların yönetti yönetim biçimi.

Oligarşi      : Para sever ve zengin insanların, zenginlik  tutkusuna sahip insanların başta bulunduğu yönetim biçimi

Eşitliği savunan insanların ve halkın oylarıyla seçilenlerin başta bulunduğu yönetim biçimi ise demokrasi.

Tiranlık    : Başta bulunan kişinin bir zorba olduğu yönetim biçimi tiranlıktır.

Platon’a göre aristokrasiden timokrasi, timokrasiden oligarşi, oligarşiden demokrasi, demokrasinin bozulması da tiranlığı ortaya çıkarır.

Ortaçağ filozoflarından Augustinus ise yeryüzü devletini şeytanın devleti olarak adlandırmış. Augustinus’a göre iki tür devlet vardır; “yeryüzü” ve “gökyüzü” devleti . Roma İmparatorluğu yıkılmışsa, yeryüzünde bütün devletler yıkılmaya mahkumdur.  Adalet de, yeryüzü devletinden değil, gökyüzü devletinden yani tanrının devletinden gelecektir.  Gökyüzü devletinin yeryüzündeki temsilcisi ise Kilise’dir.

Buraya kadar öğrendiklerimden çıkardığım,  günümüzde yaşadığımız sorunların kaynağını temsili demokraside yaşanan  sıkıntılar oluşturuyor. Bu sıkıntıların aşılmasında,  “Yeni Anayasa”da  yapılacak bazı değişiklikler çözüm getirebilir. Özellikle baraj sisteminin kaldırılmasının demokrasiye nefes aldıracağını düşünüyorum.


İmren Tüzün


Antalya , 11 Aralık 2015

Copyright ©  İmren  Tüzün All rights reserved